• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Genel Başkanlar

GENEL BAŞKANLAR

TÜRK OCAKLARI GENEL BAŞKANLARI (1912 - 2011)
  • Mehmet Emin Yurdakul (1912)
  • Ahmet Ferit Tek (1912)
  • Hamdullah Suphi Tanrıöver (1912-1931 / 1949-59 / 1961-1965)
  • Prof.Dr.Osman Turan (1959-1960 / 1960-1961 / 1966-73)
  • Prof.Dr.Necati Akder (1960-1961)
  • Prof.Dr.Emin Bilgiç (1973-1974)
  • Prof.Dr.Orhan Düzgüneş (1974-1994)
  • Sadi Somuncuoğlu (1994-1995)
  • Nuri Gürgür (1996-2012)

 

MEHMET EMİN YURDAKUL


 Mehmet Emin Yurdakul 13 Mayıs 1869'da İstanbul'da, Beşiktaş'ta doğdu. Babası Salih Reis, Anası Emine Katundur. Mütevazı bir ailenin çocuğudur. "Saray Mektebi" adlı sıbyan okulundan sonra, Beşiktaş Askeri Rüştiyesine girdi. Siyasal Bilgiler Fakültesine girmişse de bitirmeden ayrılmış, Babiali Sadaret Kalemine katip olara işe başladı. 1893'te Rüsmüat Evrak Müdürü oldu. Bu arada, Selanik'te "Asır, gazetesinde" "Cenge Doğru" şiiri yayınlanır. Bu şiir kendisine büyük ün kazandırır.

Daha sonra Erzurum'da, Hicaz'da Sivas'ta valilik yaptı. İstifa ederek İstanbul'a geldi.

Arkadaşlarıyla "Türk Yurdu" Dergisini çıkardı. Ve 1912 yılında Türk Ocağını kurdu. Ocağın ilk kurucu genel başkanı oldu. Bilahare Erzurum valiliğine getirildi. Musul'dan milletvekili seçildi. Milli Mücadeleye katıldı. Ankara'ya geldi. Şarkikarahisar, Urfa, İstanbul Milletvekillerinde bulundu, Milli Şair Unvanı verildi. Ocak 1944'te İstanbul'da öldü.

Eserleri:

"Türkçe Şiirler", "Türk Sazı", "Ey Türk Uyan", "Tan Sesleri", "Ordunun Destanı", "Dicle Önünde", "Turana Doğru", "Zafer Yolunda", "İsyan ve Dua", "Aydın Kızları", "Mustafa Kemal", "Ankara", "Türkün Hukuku", "Danteye"

Osmanlı İmparatorluğunun yıkılma döneminde, bilhassa ikinci meşrutiyetten sonraki Türklük Mücadelesinde Mehmet Emin Yurdakul'un büyük gayreti ve çalışması varır. Yeni Türkiye devletinin kurulmasında Mehmet Emin Yurdakul ve arkadaşlarını üstün çalışma azmi, kararlı ve sağlam tavırları ve hareketleri, Devletimizin temel taşı olmuştur.

Türk Ocağının ilk Genel başkanlığını şerefini de taşıyan Mehmet Emin Yurdakul, ölünceye kadar, Türk Milliyetçiliği ülküsünü sarsılmaz bir imanla yaymaya devam etmiştir.

Türk Ocakların 1 numaralı resmi kurucusu ve Ocağın bir numaralı üyesi olan Mehmet Emin Yurdakul 1943 yılında İstanbul'da yapılan 75. yaş gününde şunu söylüyor:

"Ben halk çocuğuyum. Hak Evladı bir ana ile babanın kucağında büyüdüm. Atalardan kalma hak öğütleriyle halk ninnileriyle çocukluğumu geçirdim biraz yetişkin çağı geldiğim vaki bu halı çok acıklı bir halde gördüm.

***

Kalemimi elime aldığım zaman, nasıl bir yazı yazmak lazım geleceğini kendi benliğimden sordun. İçimden bir sesin bana kendi kanını taşıyan ve kendi diliyle konuşan bir halkı uyandırmak için ne yolda yazmak lazım gelirse işte öyle, hitap ettiğini duydum.

Halkın ruh ve hayatından kuvvet ve ilham alarak, kalbine ateş ve alnına alev koymak, hür ve mesut mukadderatını kahraman ve fatihi yapmak gayesini güttüm"

İngilizlerin Türk Ocağını İşgalin Hemen Ardından yaptığı bir konuşmada Türk Gençlerini yeniden bir büyük mücadeleye çağırarak şunları söylüyor:

Ey genç, bak senin ocağın, bugün de seni çağırıyor, onun milli ruhu sana bugün de başka bir mücadele yol gösteriyor. Yakılmış, yıkılmış, harap fakir vatanımızın hasretini çekiyoruz. Burada gençler baş başa vermiştir. Siyasi sınırlarıyla, dağlarıyla, dereceleriyle değil, feyzi ile umranile, kalemi ile , sanatı ile, yeni bir vatan çizip ortaya çıkaracağız. Biz ocağımızın mihrabı önünde bunu için toplandık, bunun için and içtik. Ocağın içinde gözlerin görmediği, fakat ruhların sezdiği bir fikir mihrabı vardır.

_____________________________

 AHMET FERİT TEK

  Ahmet Ferit Tek, 1877 yılında Bursa'da doğdu. İstanbullu bir aileye mensuptur. Babası Maliye muhasebecilerinden Mustafa Reşit Bey, büyük babası, kadı Asım Efendidir.

Annesi İbrahim Ağanın kızı Hanife Leyla hanımdır.

Asker olmak isteyen Ahmet Ferit Tek, Kureli Askeri Lisesine girdi. Daha sonra Harbiye'ye girerek oradan teğmen rütbesi ile mezun oldu. Bilahare talebeler arasında başlayan meşrutiyetçi cereyanlara karışan Tek, Trablusgarp'a sürüldü.

Trablus'tan, Yusuf Akçura ile birlikte bir kayığa binerek Tunus'a, oradan da Paris'e kaçtı. Burada Siyasal Bilgiler Fakültesine girerek mezun oldu. "Şurayı Ümmet" Gazetesinde yazılar yazdı. 1903-1908 tarihleri arasında Kazan'a gitti. Daha sonra Mısır'a yerleşti. Bu arada Kahire'de yayınlanan "Türk" Gazetesinde yazılar yazdı.

1908'de İstanbul'a geldi. Devlette görev aldı. Siyasal Bilgiler Fakültesinde tarih profesörlüğü yaptı.

Milli Meşrutiyet Fırkası adlı milliyetçi bir parti kurdu. Partinin programında şu fikirler yer alıyordu. "Türkler yüzyıllardır İmparatorluğun hudutlarında çarpıştı. Kendi illerini ihmal etmek zorunda kaldılar. Türk illerinin kalbi Anadolu bakımsızdır. Türlerin de kendi milli kaderlerini düşünmesi saati çalmıştır".

Şair Mehmet Emir Yurdakul, Ahmet Ağaoğlu, Yusuf Akçora ve birkaç arkadaşı ile 25 Mart 1912'de Türk Ocağını kurdu. Kurucu Başkan Mehmet Emin Yurdakul'dan sonra, idare kurulu toplantısında Ahmet Ferit Tek, Türk Ocağı Başkanlığına getirildi.

"İfham" Gazetesini çıkardı. Ateşli yazılar yazdı. İstanbul milletvekili oldu. Maliye Bakanlığında bulundu. Lozan müzakerelerinde iştirak etti. İçişleri bakanı oldu. 1925 yılından sonra tamamen Dışişleri hizmetline girdi. Ferit Bey'e 1925-1932 yılları arasında Londra'da, 1932-1939 yılları arasında Varşova'da, 1939-1943 yılları arasında Tokyo'da büyükelçilik vazifesinde bulundu. Yaş haddi gelinci, bir yıl uzatılarak, 1943 senesinde emekli oldu.

25 Kasım 1971'de öldü.

"Tekin" takma adıyla yazdığı "Turan" isimli bir de kitabı olan Ahmet Ferit Tek dürüst, samimi, çalışan, parlak bir zekaya sahip bir şahsiyet idi. Geniş kültürü vardı. Tanınmış tarihçilerimizden Dr. Emel Hanımın babasıdır.

Yazılarında Türklük ve İslamiyet dayanışmasına büyük önem vermiştir. Milliyet fikri ve milliyetçilik ülküsünü gerçeklik şuuru ile ayarlamaya, her türlü siyesi düşüncenin üstünde değişmez prensip olarak ehemmiyet vermiştir.

________________________________


HAMDULLAH SUPHİ TANRIÖVER

 Hamdullah Suphi Tanrıöver, 1885 yılında İstanbul'da Aksaray'da, Horhordaki Abdüllatif Suphi Paşa Konağında dünyaya geldi. Babası Maarif Nazırlarından Abdüllatif Suphi Paşa, annesi ise Ülfet Hanımdır. İlk tahsilini Kısıklı, Altunizade ve Numune-i terakki mekteplerinde yapan Tanrıöver, 2. Abdülhamid'in iradesiyle parasız ve yatılı olarak orta tahsilini Galatasaray lisesinde tamamlar. 1905 yılında Reji idaresinde tercüme servisinde ilk görevine başlar. Daha sonra muhtelif okullarda öğretmenlik yapar. Edebiyat fakültesinde ders verir. Profesör olur. 1913'te Edirne'deki Bulgur zulümün-dünyaya anlatmak için seçilen heyetin içindedir.

Fecri ati grubu içinde şair ve eleştirici yazar olarak Türk Edebiyatına giren Tanrıöver, gerçek yerini ve kişiliğini milli edebiyat cereyanı ve Türk Ocağı kadrosunda bulmuştur. Ayrıca Hamdullah Suphi Tanrıöver, Ömer Naci'den sonra Türk dünyasında büyük bir ün kazanan yeni bir milli hatiptir.

35 yaşında Milli Mücadeleye Antalya Milletvekili olarak katılan Tanrıöver'e milletvekilliği uhdesinde kalmak üzere Matbuat ve İstihbarat Umum Müdürlüğü görevi verilir.

Daha sonra Milli Eğitim Bakanlığına getirilen H. Suphi Tanrıöver, bu görevini muayyen zamanlarda iki defa sürdürmüş, Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı İstiklal Marşımızın Millet Meclisinde kabulü onunu büyük çabaları sonucu gerçekleşmiştir.

Tanrıöver daha sonra Bükreş büyükelçiliğine tayin edilmiş, bu görevi 1944'te sonra ermiştir. 1946'da İstanbul'dan milletvekili olmuş, bu görevi de 1960'a kadar devam etmiştir.

Hamdullah Suphi Tanrıöver, 10 Haziran 1966 yılında İstanbul'da ölmüş, Edirne Kapı Merkezefendi mezarlığına gömülmüştür.

Bu yazar "Türk Ocağı ve Hamdullah ikiz kardeş gibidir. Muhakkak biri diğerini hatıra getirir" der. Gerçekten Türk Ocağı dendiği zaman mutlaka H. S. Tanrıöver akla geliyor. 1912 yılında 766 sıra numarasıyla Türk Ocağına üye olmuş, yıllarca başkanlık yapmış, çok canlı çok ateşli hitabeleriyle, bu mukaddes ocakta geliştirilmiş Türk Milliyetçiliğini gür ve temiz sesi, tipik bir sembolü olmuştur.

Türk Ocağına büyük emeği geçen kuruculardan Yusuf Akçora şunları söyler:

"Ocağın tarihinde fasıla yoktur. Türk Ocağı bur fasılasız hayatın en ziyade reisi Hamdullah Suhi Beye borçludur. Kendi hayat ve istikbalini Ocağa katmış olan Hamdullah Suphi Bey, enerjisi, fikir takibi, ruh aşinalığı ve işi zor bulunur tertipleyiciliği sayesinde Türk Ocağını Milli Türk Devletinin kuruluşuna kadar getirebildi"

Muhtelif aralıklarla otuz dört yıl gibi uzun bir süre genel başkanlık yaparak kırılması çok zor bir rekorun da sahibidir. Genel başkanlık yaptığı dönemler (1912), (1949-1959) ile (1961-1966) yılları arasındadır.

Tanrıöver en büyük hizmetlerinden biri de Türk Ocağı binası yaptırmasıdır. Tamamen Ocaklıların ve halkın katkıları ve gayretleri ile meydana getirilen bu bine, daha sonra Ocaklılardan alınmış, çeşitli girişimler müspet bir sonuç vermemiştir. Bu gün Devlet Resim ve Heykel Müzesi olarak açık olan Tarihi Türk Ocağı binası, her Ocaklının gerçekleşmesini gönülden istediği hayalidir, arzusudur, isteğidir. Tarihi Türk Ocağı binasının mülkiyeti Türk Ocaklarına yani asli sahibine geçinceye kadar, bu mücadele devam edecektir.

Hamdullah Suphi Tanrıöver'in bir çok yazı ve şiirlerinin yanında, "Dağ Yolu" ve "Günebakan" adlı iki de eseri vardır.

______________________________________


 PROF. DR. OSMAN TURAN

  Osman Turan, 1914 yılında, Trabzon'un Çaykara kazasının soğanlı köyünde doğdu. Kuranoğlulları adı ile anılar bir aileden gelmektedir. Babası, Birinci Cihan Savaşında Kafkas Cephesinde şehit olan Hasan Ağadır. Osman Turan, ilk okulu Çaykara'da, Liseyi Trabzon ve Ankara'da bitirdi. Ankara Üniversitesi Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesinden 1940'ta mezun oldu. "On iki Hayvanlı Türk Takvimi" adlı eseriyle doktor oldu. Doktora jürisinin başkanı Prof. Dr. Fuat Köprülü idi. 1944 'de doçentliğe, 1951'de de profesörlüğe yükseldi. 1948'de Paris'te toplanan Şakiyatçılar Kongresine "Selçuklu Türkiye'sinde Toprak Hukuku" adlı tebliği ile katıldı. 1948-1950 yılları arasında Londra ve Paris'te incelemeler yaptı. 1954 yılında Trabzon'dan milletvekili seçildi. Milletvekilliği 27 Mayıs 1960'a kadar sürdü. Yassıada'da 17 ay tutuklu kaldı. Beraat etti. 1964'te Adalet Partisi Genel başkan Yardımcısı seçildi. 19657e tekrar Trabzon'dan milletvekili oldu, 1969'da siyasetten çekildi. 1972'de emekli oldu. 17 Ocak 1978'de öldü.

Prof. Dr. Osman Turan, meslektaşları "Ciddi ilim adamı formasyonu, sağlam karakteri, yüksek medeni cesareti, doğruluğu ve tok sözlülüğü, çok geniş fikri ihata kabiliyeti, Türklükle ilgili geniş ve sağlam bilgisi, muktedir kalemi ile tanınmış bir ilim adamı" olarak tarif ediyorlar.

Dünya çapında bir Selçuklu tarihi mütehassısı olan Prof. Dr. Osman Turan'ın yüzlerce makalesinin dışında şu eserleri vardır:

"On İki Hayvanlı Türk Takvimi (1941), Selçuklular Tarihi ve Türk İslam Medeniyeti (1965), Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi (iki cilt) (1969), Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi (1973), Selçuklular ve İslamiyet (1971) Türkiye Selçukluları Hakkında Resmi Vesikalar (1958), Selçuklular Zamanında Türkiye (1971), Türkiye'de Manevi Buhran Din ve Laiklik (1964), Türkiye'de Komünizmin Kaynakları (1965) Vatanda Gurbet (1980), Türkiye'de Siyasi Buhranın Kaynakları (1980)"

Prof. Dr. Osman Turan, İngilizce, Fransızcı, Arapça ve Farsça biliyordu.

Türk Ocaklarını Genel merkezinin Ankara'ya nakli üzerine 1959'dan yapılan Kurultayda Genel Başkan oldu. Türk Yurdu Mecmuasını yepyeni bir muhteva ve ruhla çıkardı. Türkiye'nin en çok okunan fikir dergisi yaptı. Yassıadaya sevk edilince bir süre Türk Ocaklarından ayrı kaldı. 1966 da Hamdullah Suphi Tanrıöver'in ölümü üzerine yapılan kurultayda Prof. Dr. Osman Turan'ın Genel Başkanlığı döneminde Türk Ocakları her bakımdan şahsiyetini kazanmış, itibarlı, fikir ve kanaatleri cemiyetin her kesiminde kabul gören bir kuruluş olarak vasıflandırıldı.

_____________________________


 PROF. DR. NECATİ AKDER

  Necati AKDER, 1901 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Mustafa Lütfü, annesi Şazimet hanımdır. 1920'de İstanbul Öğretmen okulundan mezun oldu. Bir süre özel okullarda öğretmenlik yaptı. Bebek Darüleytemındaki Yetimler mektebi öğretmenliğinden sonra 1923 yılına, İstanbul'da açılmış olan Orta Öğretmen Okuluna imtihanla girerek pedagoji ve felsefe tahsil etmiş, daha sonra İstanbul Yüksek Öğretmen Okulundan felsefe bölümünden mezun olmuştur.

Trabzon, Afyonkarahisar ve Erzurum Leselerinde felsefe öğretmenliği yapmış, 1939 yılında Milli Eğitim Bakanlığınca Fransa'ya gönderilmiş, Sorbon Üniversitesinde felsefe tahsili yapmıştır. Fransa'dan döndükten sonra Ankara Üniversitesine intisap eden Necati Akder 1942'de doçent, 1948 yılında profesörlüğe yükselmiş, 1971'de de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi felsefe ana bilim dalı başkanı iken emekli olmuştur. 20 Mart 1986'da ölmüştür.

Bir süre Kayseri Yüksek İslam Enstitüsünde ahlak felsefesi dersleri de veren Prof. Dr Necati Akder, 1960-1961 yılları arasında Türk Ocakları Genel Başkanlığına getirilmiş, Türk Yurdu ve Türk Kültürü dergilerinde araştırma çerçevesinde uzun makaleleri yayınlanmıştır.

Prof. Dr Necati Akder'in yayınlanmış eserleri bunlardır:

Felsefeye Giriş, Milli Hayat Ve Milli Felsefe, Ordu Ve İdeoloji, Hürriyet Ve Formalizm, İdeal Buhranı Ve Üniversite Anarşisi, Üniversite Dramı Ve Kültür Problemi, Dil Ve Kültür Şuuru, Bir Neslin Dramı Üzerine Düşünceler .

__________________________________

 PROF. DR. EMİN BİLGİÇ

  Emin Bilgiç, 1916'da Isparta'nın Şarkikaraağaç İlçesinde doğdu. Babası müderris-müftü Sadık Bilgiç, annesi müftü hacı, Said Efendinin kazı Kadriye Bilgiçtir.

İlkokulu 1929'da Şarkikaraağaç'ta, ortaokulu Yalvaç'ta bitirdi. Liseyi Konya, Afyon, Ankara'da okudu. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinin ilk mezunlarındandır. Sümeroloji, Assirioloji, Hititoloji, Arkeoloji tahsil etti. 1940'ta asistan oldu. 1943'de doktorasını tamamladı. 1949'da doçent oldu. 1952 sonundan 1954 mart ayına kadar İngiltere'de araştırmalarda bulundu. 1955'te profesör ve kürsü başkanı oldu. 27 Mayıs 1960'da 147'lere karıştırıldı. Almanya Halburg Üniversitesine gitti. Hamburg'da iken çıkarılan bir kanun üzerine tekrar DCT. Fakültesine döndü. 1966'da dekan seçildi. 10 yıl senatoda çalıştı. 1983'te kendi isteği ile emekli oldu. Fakat talep üzerine 10 yıldan beri kürsüsünde sözleşmeli çalışmaktadır.

1978'den 1983'de emekli oluncaya kadar, Sümeroloji ana bilim dalı başkanlığı ve Ön Asya Dilleri ve Kültürleri Bölüm Başkanlığı yapmıştır. 1975-1980 başı arasına ve 1980 yılı başından sonun kadar iki ayrı devrede ek görev olara Kültür Bakanlığı Müsteşarlığında bulunmuştur.

Prof. Bilgiç'in Türkçe, Almanca, İngilizce yazılmış yüzden fazla çeşitli konularda mesleki makalesi, bunlardan Fransızca ve Rusça'ya tercüme edilenleri var. Toynbee'nin "Dünya ve Harp" adlı kitabını da Türkçe'ye çeviren Prof. Bilgiç'in ayrıca kültür, eğim, milli ve içtimai konular üzerinde çeşitli dergi ve gazetelerde iki yüzden fazla yazısı ve araştırması yayınlanmıştır.

"Milli Kültür Davamız" ve "Maarif Davamız" adı ile üç yüz sayfanın üstünde iki kitabı yayınlanmıştır. "Milli Kültür" adıl kitabı Milli Kültür Vakfınca mükafatlandırılmıştır.

1925 ve sonralarında babasının Türk Ocakları Şarkıkarağaç şubesi başkanlığı döneminden itibaren Türk Ocakları ile ünsiyet peyda eden Emin Bilgiç, 1954 yılından sonra Türk Ocaklarını çeşitli kademelerinde görev almış ve 1973-1974 döneminde Genel Başkanlık görevinde bulunmuştur. Do günkü zor ve müşkül şartlarda Türk Ocakları Genel Başkanı olarak, bu milli kuruluşu büyük bir dirayetle yönetmiştir.

Prof. Dr Emin Bilgiç, 21 Ocak 1996'de Ankara'da vefat etmiştir.

__________________________________

 PROF. DR. ORHAN DÜZGÜNEŞ

  Prof. Dr. Orhan Düzgüneş 1917 yılında İstanbul'da bir balıkçı köyü olan Rumeli Kavağı'ndı Doğdu. Babası, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'nın 120 km kuzeydoğusunda ve Tuna'nın kolu olan Osma Irmağı kıyısındaki Lofça7nın eşrafından ve İstanbul'dan Anadolu'ya silah ve cephane kaçırılması faaliyetlerine yadım etmiş olan polis memuru Aziz Efendidir. Annesi Gerede'lidir.

İlkokulu Gerede'de orta ve lise öğretimini parasız yatılı öğrenci olarak Kastamonu Lisesi'nde 1934 yılında, Fen kolundan pekiyi derece ile mezun olan Düzgüneş, yüksek öğrenimine Yüksek Ziraat Enstitüsü'nde 1934'de başlamış ve 1938 yılında birincilikle öğrenimini tamamlamıştır.

Bu üstün başarısı dolayısıyla, iki ay süre ile Tarım Bakanlığı tarafından Macaristan'a gönderilmiştir. Askerlik görevini 1938 yılında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayında teğmen olarak bitirdikten sonra, aynı yıl Yüksek Ziraat Enstitüsü bünyesinde bulunan Zootekni Enstitüsü'nün asli asistanlık imtihanını kazanmış ve 1946'da pekiyi derece ile doktorasını tamamlamıştır. Aynı yılın sonunda Amerika Birleşik Devletlerine gederek, burada yapmış olduğu bir araştırma sebebiyle "Sigmaxi" adlı ilmi araştırmalar derneğine üye seçilmiştir. Yurda döndüğü 1950 yılında İngilizce'den Devlet lisan imtihanını kazanmış ve 1951'de doçentliğe yükselmiştir. 1953 yılında Avrupa Zootekni Federasyonu Hayvan Genetiği Çalışma Gurubu Türkiye temsilcisi seçilmiştir.

Amerika'ya 1955 yılında ikinci defa giden Düzgüneş, Nebraska ve Jowa Üniversitelerinde çalışmış, 1956'da yurda dönmüş ve 1957 yılında Profesör olmuştur.

Yurda döndükten sonra, Genetik, İstatistik ve Hayvan Islahı, Hacattepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde iki yıl süre ile biyoistatistik derslerini okumuştur. Bu arada İskoçya'da ve Almanya'da incelemelere bulunmuştur.

Prof. Dr. Orhan Düzgüneş, 1968-1970 yılları arasında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlığı yapmış, ayrıca Genetik Biyometri kürsüsü Kurucu Başkanlığı görevlerini de başa8ıyla yürütmüş, iki dönem Ziraat Mühendisleri Odası Başkanlığı, Türkiye Ziraat Mühendisleri Birliği Başkanlığı ve 1984'de de Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü görevlerinde bulunmuştur.

Amerika, İskoçya ve Almanya'dan başa, İsrail, İspanya, İtalya, Fransa ve Türk Cumhuriyetleri gibi ülkelere semahatlar yapmış ve bir çok bilimsel toplantıya katılmıştır.

Ülkücü Öğretim Üyeleri Ve Öğretmenler Sendikası Başkanlığı ve Ülkücü Öğretmenler ve Öğretim Üyeleri Derneği Başkanlığı yapan Prof. Dr. Düzgüneş, 1973 yılında Türk Ocakları Ankara Şubesi Başkalığı, 1974'de de Türk Ocakları Genel Başkanlığı'na seçilmiştin. Hamdullah Suphi Tanrıöver'den sonra en uzun süre, yirmi yıl, adı geçen tarihi kuruluşta Genel Başkanlık yapan Prof. Dr. Düzgüneş, 1994 yılında bu görevinden ayrılmış, ölünceye kadar Türk Ziraat Mühendisleri Birliği Vakfının Genel Başkanlığı görevini yürütmüştür.

1986 yılı Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu'nun "Hizmet Ödülü" Prof. Dr. Orhan Düzgüneş'e verilmiştir.

Prof. Dr. Düzgüneş, ayrıca Türk Biyologları Cemiyeti, Türk İstatistik Derneği, Sigmaxi, Amerikan Genetik Societiy, The Biometry Societiy ve Avrupa Zootekni Federasyonu Hayvan Genetiği Komisyonu gibi mesleki derneklerde ve kuruluşlarda üyeliklerde bulunmuş, Tarım Bakanlığı Hayvan Islah Komisyonunu Üyeliği, Milli Eğitim Bakanlığı Strateji ve Metot Komisyonu Üyeliği, Tarım bakanlığı Teknik Tavukçuluk Kuruluşu Üyeliği, Devlet İstatistik Enstitüsü Danışma Kurulu Üyeliği gibi görevleri de yürütmüştür.

Çok sayıda ilim adamının yetişmesine yardımcı olan Prof. Dr. Düzgüneş, konusuyla ilgili 14 kitap ve yüzün üzerinde makale ve araştırma yayınlamıştır.

Almanca VE İngilizce bilen Düzgüneş evli ve iki çocuk babası idi.

27 Haziran 1996'da Ankara'da bir kalp krizi sonucu vefat eden Düzgüneş, 28 Haziran 1996'da Ankara Karşıyaka mezarlığına defnedilmiştir.

__________________________________

SADİ SOMUNCUOĞLU

  Sadi Somuncuoğlu, 1940 yılında Aksaray'da doğdu.ilk ve Ortaokulu Aksaray'da, lise ve yüksek öğrenimini ankara7da tamamladı. 1957-58 yıllarından itibaren Türk Ocaklarında bulundu ve fikri yetişmesi bu yıllarda başladı. Çeşitli devlet memuriyetlerinde bulundu. 1965 yılında Bab-ı Ali'de "sabah" gazetesini çıkardı. Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü'nde Organizasyon ve Metot ile İdarecilik kurs ve eğitimi gördü.

1967'de aktif siyasete atıldı. Bu dönemde Parti Genel İdare Kurulu tarafından Gençlik Kolları Genel Başkanlığı görevine getirildi. 1969 Adana Kongresi'nde GİK'na seçildikten sonra, 12 Mart 1971 yılına kadar kısa bir dönem dışında, gençliğini eğitimi ve teşkilatlanması işlerini yürüttü.

1967-69 döneminde Türkiye'deki bütün fakülte ve yüksek okullarda Ülkü Ocağı Öğrenci Derneklerini kuruluşu tamamlandı. 1970'de Ülkü Ocakları Birliği kuruldu. Yüksek öğrenim dışındaki gençliğin teşkilatı olarak Genç Ülkücüler Derneği kuruldu ve Türkiye'nin il ve ilçelerinde şubeler açıldı. Böylece Türk gençliğini yüksek öğrenimdeki ve öğrenim dışındaki kesimleri iki ayrı çatı altında toplandı ve eğitimleri bu esasa göre yürütüldü.

1977 yılı seçimlerinde Niğde Milletvekili olarak Parlamentoda yer aldı. Demirel Kabinesinde Devlet Bakanı olara görev yaptı. 1980 darbesiyle birlikte tutuklandı ve MHP davasında idamla yargılanarak, beraat etti. aktif siyasette bulunduğu yıllarda ve sonrasında yeni yetişen genç neslin, inançlı, milli değerlere bağlı, Türk-İslam kültürü ile yoğrulmuş, insan halklarına ve demokrasiye saygılı, vatanını ve milletini seven, dürüst ve sarsılmaz ahlak yapısına ve demokrasiye saygılı, vatanını ve milletini seven, dürüst ve sarsılmaz ahlak yapısına sahip kişiler olara yetiştirilmesi öğrenimlerini başarı ile tamamlayıp, iş sahibi olarak ailesine ve topluma yararlı hizmetler verebilmesi için çalıştı. Devlet, Töre ve Bozkurt gibi dergilerin yayınında görev aldı. Pek çok yazı ve makalesi yayınlandı. Yurt içinde ve dışında birçok konferanslar verdi. Milletimizin ileri milletler seviyesine ulaşabilmesi maksadıyla önümüzde duran ciddi meseleleri aşabilmek için ne yapılması gerektiğine dair tutarlı çözümler üretti.

1985-1995 yılları arasında siyasetten ayrıldı. Türk Ocakları Genel Merkez Heyet üyesi ve Genel Başkanlığı görevlerinde bulundu.

Aksaray'ın yetiştirdiği, İktisatçı, fikri adamı, dürüst ve inançlı kişiliği ile tanındı. 1995 seçimlerinde Aksaray Milletvekili olarak ANAP listesinden Parlamentoya girdi. 1.5 sene son 1997 yılında ANAP'tan ayrılarak, MHP'ye katıldı. MHP Genel Başkan Yardımcılığı görevini yaptı. 1999 seçimlerinde MHP'den Aksaray Milletvekili seçildi. Kurulan 57. hükümette Emlak Bankası, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünden sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yaptı. Cumhurbaşkanlığına aday olduğu için Mayıs 2000'de görevden alında. Halen MHP Aksaray Milletvekili olarak görev yapmaktadır.

Evli, üç çocuk babasıdır.
__________________________________

 NURİ GÜRGÜR

  Nuri GÜRGÜR, 1940 yılında Kemaliye'de doğdu. Ankara Hukuk Fakültesi'nden 1963 yılında mezun oldu. Öğrenciliği sırasında 1958-1961 yılları arasında Türk Ocağı Gençlik Kolu'nda kurucu ve yönetici olarak görev yaptı. 1961 yılında bir grup arkadaşıyla Üniversiteliler Kültür Kulübü (Derneği)ni kurdu. Bu dernek uzun yıllar milliyetçi gençlerin fikri ve kültürel çalışmalar yaptıkları önemli ve etkili bir alan oldu. 1961-1963 yılları arasında MTTB'nde Ankara İcra Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü. Bu yıllarda Son Havadis Gazetesi ve Düşünen Adam Dergi'sinin Meclis Muhabiri, Ankara Ticaret Postası'nın köşe yazarı olarak gazetecilik yaptı. 1967 yılında başladığı Avukatlığı 1970 yılında ticarete başlayıncaya kadar sürdürdü. 1968 yılından 1971'e kadar Üniversiteliler Kültür Derneği'nin yayın organı olarak çıkarılan Ocak Dergisi'nin yazar ve yönetmenliğini yaptı. 1969 yılından itibaren Devlet Dergisi'nin yazarları arasında yer aldı.

1975 yılında MHP Genel İdare Kurulu'na girdi ve partide 1976 - 1978 yılları arasında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yaptı.

Türk Ocakları'nın yeniden faaliyete geçirilmesini ve Türk Yurdu Dergisi'nin yeniden yayınlanması çalışmalarında yer aldı, yazı kurulunda görev yaptı. 1993 - 1994 yıllarında Türk Ocağı Ankara Şubesi Başkanı oldu. 1996 Kurultayında Türk Ocakları Genel Başkanlığı'na seçildi. Hâlen bu görevi yürütmekte ve Türk Yurdu Dergisi'nin başyazarlığını yapmaktadır.

Türk Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı'nın Kurucuları arasında yer alan Nuri Gürgür 1989 -1992 yıllarında Vakıf Mütevelli Heyeti'nde görev yaptı.

1995 yılından bu yana Ankara Ticaret Odası Meclis üyesidir. 1999 yılından beri A.T.O Meclis Başkanı olarak görev yapmaktadır.

Yorumlar ve Yankılar, Milliyetçilik Üzerine isimli basılı iki eseri vardır. Çeşitli gazete ve dergilerde yazıları yayınlanmaktadır.